Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 102.948
Mesajlar : 534.769
Üye : 50.512
Makale : 1.857
Şerh : 14201

Şu anda sitemizi 6573 ziyaretçimiz (0 üye, 6573 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar


Euro Cinsinden Alacak Için Icra Takibi
29-01-2026, hukuki_mülahazalar






Cmk İle İlgili Savunma Hakkı
28-01-2026, norrinradd









Mimari Proje Hizmet Bedeli
27-01-2026, yasminly


Sigorta Tahkimde Islah Sorunu
27-01-2026, Nuriye Değer

Üye İlanları
Ağrı Avukat
21-01-2026, erendemir.av

Şarköy Adliyesi Duruşma 21.10.2025 Saat 13.05
20-10-2025, Fazladanödemeyeçözüm





» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
Her ne kadar davacının malik veya kiraya veren sıfatının kalmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davacının talep tarihi olan 13.03.2014 tarihinden satış tarihi olan 05.09.2014 tarihine kadar istenebilir hale gelen kira parasını talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
(Şerh No: 17463 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-01-2026 12:02)
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında ihtiyaç iddiasının hüküm kesinleşinceye kadar devam etmesinin gerektiği temyiz aşamasında taşınmazın satılması halinde davacının ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı hususu nazara alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 17462 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 07-01-2026 12:23)
İhtiyaç nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyaç iddiasının hüküm kesinleşinceye kadar devam etmesi gerekir. Hüküm kesinleşmeden önce taşınmazın satılması durumunda davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğundan söz edilemez.
(Şerh No: 17461 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 07-01-2026 12:20)
Davacının ölümü ile ihtiyaçtan tahliye davası sona ermez, davacının mirasçıları ile davaya ihtiyaçlı yönünden devam edilmelidir.
(Şerh No: 17460 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 07-01-2026 11:44)
İhtiyaçlının ölümü ihtiyaçtan tahliye davasının konusuz kalmasına neden olmaz, aynı işi sürdüreceklerini bildiren mirasçı davacıların bu iddialarının dinlenmesi gerekir
(Şerh No: 17459 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 07-01-2026 11:25)
Tahliye ilamının bir kira dönemini aşkın süre infazının istenmemesi kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir. Bu nedenle tahliyenin infazı artık bu takipte istenemez. Bunun için yeni bir tahliye kararı alınması zorunludur.
(Şerh No: 17458 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 07-01-2026 10:59)
Yüklenicinin edimini tam olarak ifa ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıya düşen bağımsız bölümlerin kat mülkiyetinin kurulması ve tapuda davacı adına tescil edilmesi gerekir; yalnızca fiilî teslim yeterli değildir. Bu nedenle teslim gerçekleşmeden zamanaşımı süresi başlamaz. Ancak bu hususta, fiilî teslimin zamanaşımını başlatacağı yönünde karşıoy görüşü de bulunmaktadır.
(Şerh No: 17440 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 26-12-2025 09:40)
Yargıtay işyerinde çalışan işçilerin sayısının tespiti bakımından önemli kriterler ortaya koymuştur. İşe iade bakımından işyerinde en az 30 işçi çalışması koşulunun sağlanması için işverenin aynı işkolunda yer alan diğer işyerlerinin de araştırılması gereklidir. 30 işçi sayısının belirlenmesinde belirli-belirsiz,tam- kısmı süreli daimi-mevsimlik işçi ayrımı yapılamaz. Kural olarak alt işveren işçileri hesaba dahil edilmese de muvazaalı alt işveren-asıl işveren ilişkisinde alt işveren işçileri de...
(Şerh No: 17439 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 04-12-2025 16:23)
Değişen alt işverenler arasında işyeri devrinden söz edilebilmesi için , devir tarihi itibariyle işçi veya devreden işveren tarafından fesih bildiriminde bulunulmamış olması gerekmektedir. Açık bir fesih bildiriminin ardından isçinin ara vermeden yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmesi yeni bir iş sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir.
(Şerh No: 17436 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 03-12-2025 14:18)
İşçinin yıllık izindeyken başka bir işte çalışması haklı nedenle fesih ağırlığına ulaşmamakla birlikte işveren için geçerli fesih sebebi teşkil etmektedir.
(Şerh No: 17438 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 25-11-2025 12:12)
İşçinin kullanmadığı yıllık ücretli izinleri için izin ücreti hesaplanırken hafta tatili günleri dışlanmaz.
(Şerh No: 17437 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 25-11-2025 11:43)
YETKİ-Mirasın gerçek reddi davası mirasçının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Murisin son ikametgahı mahkemesinde açılmak zorunda değildir.
(Şerh No: 17435 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2025 13:40)
Mirasın gerçek reddin tespiti istemine ilişkin yargılamada; ret beyanının yapılacağı mahkeme yönünden "kesin yetkinin söz konusu olmadığı", ret beyanında bulunan "mirasçının, oturduğu yer mahkemesinin de yetkili mahkeme olduğu" hususuna ilişkin karardır.
(Şerh No: 17434 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2025 13:30)
borçlu tarafından ödeme emrinin uyaptan açıldığı tarih ödeme emrinin tebliğ tarihi sayılır
(Şerh No: 17433 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-10-2025 18:04)
Kovuşturma sırasında Adli Tıp raporuyla sanığın uyuşturucu kullandığı tespit edilmiş olsa da bu fiil ayrı bir suç oluşturur ve bu fiilden dava açılmadan hüküm kurulamaz; CMK 225 gereği mahkeme iddianamede gösterilen fiille bağlıdır. İddianamede unsurları gösterilmeyen suç nedeniyle hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 17432 - Ekleyen: Av.Alpaslan Fatih SÖZER - Tarih : 12-10-2025 12:52)

Gündem Konumuz : Kurumlarca Yapılacak Karşı Vekalet Ücreti Ödemelerinde Serbest Meslek Makbuzu Meselesi
Konuyu Açan Üyemiz : Av. Fırat BİLBAY

Evet değerli meslektaşlar.

Bildiğiniz üzere, bu mesele yılların meselesidir. Karşı vekalet ücretinin kime ait olduğu, ödeme yükümlüsünün kim olduğu, ödemenin kime fatura (serbest meslek makbuzu) edileceği, stopaj (gelir vergisi) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı, eğer tevkifat yapılacaksa kim tarafından nasıl yapılacağı, ve sair tüm hususlara ilişkin usul ve esaslar yıllardan beri tartışılmakta, bu tartışmalara net, nihai ve tatmin edici yanıtlar verilememektedir.

Son kertede, 05/12/2019 tarihli 7194 sayılı Yasa ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. Maddesine eklenen fıkrada: “9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.” hükmü ihdas edilmiştir.
Burada benim ele almak ve masaya yatırmak istediğim konu, idarelerce yapılacak ödemelerde izlenecek usullerdir. Bilindiği üzere bazı kanunlarda (İYUK madde 28, 5502 SK madde 36) mahkemece hükmolunan asıl alacak, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin ödenmesi için idareye yazılı müracaat zorunluluğu öngörülmüştür. Ne var ki, bu müracaata serbest meslek makbuzunun eklenmesinin bir zorunluluk olup olmadığı hususu bir türlü netleşmemektedir. Örneğin 5502 Sayılı Kanun’un 36. maddesinde ödemenin, “…alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına” yapılacağı belirtilmektedir. Burada kastedilen makbuz ve belgeler ne olabilir? Bilhassa ortada bir ilam varken ne gibi bir belgeye ihtiyaç duyulmaktadır? Dikkat edilirse “alacaklı veya vekili” denmekte, dolayısıyla alacaklının müracaat hakkı olduğu da yadsınmamaktadır. Alacaklı asilin serbest meslek makbuzu kesme zorunluluğu olmayacağına göre, üstelik mahkeme ilamında hem asıl alacağın hem de vekalet ücretlerinin asil lehine hükmolunduğu bilindiğine göre bu kanun lafzındaki makbuz nedir? Eğer bahsolunan serbest meslek makbuzu ise bundan çıkan doğal sonuç vekile yapılacak ödemelerde aranacağı, asile yapılacak ödemelerde ise aranmayacağı mıdır? Bu noktada tevkifat sorumluluğu da aşılarak kuruma vergi denetmenliği mi yaptırılmak istenmektedir?

Tüm bu sorular yanıtsızdır. Ne var ki, yasa metinlerinde bu sorulara açıklama getirebilecek mantıki bazı çıkarımlar vardır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 97/2 maddesi: “94 üncü maddede yazılı ödemelerden yapılan vergi tevkifatı, vergi kesenin kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterilir.” demektedir. Demek ki tevkifat bir yere kaçmamaktadır. Üstelik, tevkifat yükümlülüğü söz konusu olduğunda idare tüzel kişisi ile diğer özel/tüzel kişiler arasında bir fark bulunmamaktadır. Yasa, “tevkifat yükümlüsü” olarak genellemektedir. Kendisine karşı ilam vekalet ücreti yönünden icra takibi yapılan bir şirket, avukata, “hani nerede senin serbest meslek makbuzun, eğer yoksa ödemiyorum” dediğinde kapısında icra memurlarını görecektir. Zira serbest meslek makbuzu kesilmesi/tebliği temerrüt veya ödeme için şart değildir. Öyleyse, idare ile özel şirket arasında “serbest meslek makbuzu aramak” konusunda yasa herhangi bir ayrım da yapmadığına göre, idarenin de avukata “serbest meslek makbuzu olmadan ödeme yapmıyorum” deme hakkı bulunmayacaktır. Haczedilmezlik keyfiyeti ayrı, mütemerrit olma meselesi ayıdır. İdare, ortada makbuz olmasa dahi tevkifatı gereken ücretten tevkifatını yapacak, kayıtlarına işleyecek, makbuz işini de avukat ve bağlı bulunduğu vergi dairesi düşünecektir. Karşılıklı iyi niyet elbette ön plandadır. Bir avukatın serbest meslek makbuzunu keşide etmesi ve karşılığında hızlıca ödeme alması, icra dairelerine ve başkaca kırtasiyeye gerek duyulmaması elbette güzeldir. Ne var ki, muktezalar, tebliğler ve genel normlar ışığında mesele çözülecekse doğrusu açıkladığım gibidir. Aslında bunu bu kadar uzun uzadıya anlatmak lüzumu dahi yoktu. Zira Yargıtay 12. H.D. 2018/6351 E. 2019/4901 K. Sayılı ilamında “….İhtilaf, icra takibine geçilmeden önce yazılı başvuru dışında ayrıca alacaklı vekilinin ilama konu alacağın ödenmesi için serbest meslek makbuzu ibraz etmesinin zorunluluk olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu konuda, 2577 Sayılı Kanun'un 28. maddesinde özel bir düzenleme bulunmadığından, ilamın takibe konulması için anılan makbuzun ibrazına ilişkin sürecin beklenmesine gerek yoktur.” diyerek en azından İYUK 28. maddesi özelinde meseleyi çözmüştür.

Peki ben tüm bunları neden anlattım? Bugün başımıza gelen hadise yüzünden… Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı kazanmış olduğumuz vekalet ücreti için kurumdan “KEP” üzerinden talepte bulundum. Bizi nezaketle aradılar ve serbest meslek makbuzu keşide etmemizi istediler. "Hay hay" dedik. Makbuzu kesip kargoyla gönderdik. Son dönemde yaşanan salgın ve önlemler nazara alındığında 1 ayı aşkın süredir ödemenin gelmemesini de makul karşıladık.

Bu meyanda, son 10 yıl içerisinde herhangi bir SGK prim ödemesini 1 gün dahi geciktirmemiş olduğumuzu, hiçbir zaman vergi/prim affı, borç yapılandırması, erteleme, silme vs gibi ikramlardan istifade etmediğimizi özellikle belirtiyor, devletin günümüze değin vergi ve prim alacaklarını toplama konusundaki politikası nazara alınarak, devlete olan borcuna sadık mükelleflerin ne yerine koymuş olduğuyla ilgili genel tartışmaları da takdirlerinize bırakıyorum.

Hal böyleyken “covid19” salgınının ekonomik etkileri ile mücadele önlemleri kapsamında “İLK KEZ” -üstüne basarak söylüyorum “ilk kez”- SGK prim ödemelerini geciktirdik. Kaldı ki bu bir gecikme değil, devletin yükümlülere tanıdığı bir hakkın istimalidir. Ödemelerin vadesi 2020 Kasım ayına ötelenmiştir. Yukarıda da bahsettiğim gibi, bugüne dek her ödemeyi günü gününe, hatta gününden önce yapmak mükellef olarak bize hiçbir fayda sağlamadığından “yahu bari bu sefer vadesi gelmemiş ödemeyi de yapmayalım, vadesini bekleyelim” dedik.

Öykünün kalanını muhtemelen tahmin etmişsinizdir. Bugün SGK’yı arayarak ödemeyi hatırlattık ve akıbetini sorduk. Anlaşıldı ki SGK, Vadesi KASIM 2020 olan SGK prim borçlarından alacağımız vekalet ücretini mahsup etmiş, üstelik, mahsup miktarları ile ilgili kayıtları (telefon görüşmesinden sonra kurumun şubesine giderek yetkililerle yüz yüze yaptığım görüşmede) yazılı olarak vermekten de imtina etmiştir. Şimdi öncelikle bu noktada SGK çalışanlarını tenzih ederim. Hiçbir görevli bana nezaketsiz davranmamış, her biri ellerinden geldiğince yardım sağlama gayreti içerisinde olmuştur. Ne var ki, bizlere söylenene göre “SİSTEM” bir alacak gördüğü takdirde vadesi gelmiş olsun olmasın ödemeyi her halükarda mahsup etmektedir. Sistem’dir, hikmetinden sual olunmaz. İşin daha kötü tarafı, SGK kayıtlarında prim borçları mahsup edilmiş gözüktüğü (mali müşavir de doğrulamıştır) halde, banka kayıtlarında hala prim borcu tam olarak gözükmekte, dolayısıyla vekalet ücreti alacağımız “şimdilik” havaya uçmuş vaziyette, yani askıda hükümsüz kalmaktadır.

Gelelim öykünün ana fikrine: bizler avukat olarak yasal zorunluluğu yerine getirip kuruma talepte bulunduktan (ve 30 gün süre tanıdıktan) sonra alacağımız için icra takibine geçmeyerek ne kaybediyoruz? Öncelikle icra vekalet ücretimizi, akabinde telefonlarda fatura kestin/kesmedin parayı gönderdin/göndermedin diyaloglarından kurtulma lüksünü, saydamlık sağlamayı, nerede ne kadar para yattığını görüp, borcu alacağı hesaplayabilme imkanını… Hatta şöyle bir varsayımda bulunalım.. Somut hadisede olduğu gibi henüz vadesi gelmemiş değil, daha da vahimi, daha önce yapmış olduğunuz bir ödeme “sistem” tarafından görülmemiş ve “sistem” sizi borçlu kabul etmişse bu “aslında borçlu olmadığınız” borçtan ötürü sizinle mahsuplaşacak. Dolayısıyla mükerreren ödeme yapmış olacaksınız. Kurum görevlileri şifahen hakkınızı teslim edecek ama yasal prosedürleri takip etmeniz ve kurum içi hiyerarşiyle meseleyi çözmeniz gerekecek, böylece haklı olduğunuzu ispatlayana kadar idare mahkemelerinde gezecek ya da en iyi ihtimalle kurum kapılarında onlarca görüşme ve yazışma yapmak mecburiyetinde bırakılacaksınız.

Öykünün ana fikri dedim ama, buradaki ana fikri ve yapılacak çıkarsamayı siz değerli meslektaşlarımın öznel değerlendirmelerine bırakıyorum. Bu aklımdakileri sizlere anlatmak ve sizlerle paylaşmak istedim. Okuyanlara ayırdıkları vakitleri için teşekkür ederim.

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Muhsin Koçak - 12-01-2026
Av. Dr. Nezih Sütçü - Av. Cihad Çağrı Düzgün - 20-12-2025
Av. Abdurrahim Karaca - 18-12-2025
Ece Deniz Vardar Yurtalan - 24-10-2025
Alpaslan Fatih Sözer - 12-10-2025
Av. Özlem Kayışoğlu - 12-09-2025
Büşra Çakmak - 03-07-2025
Av. Özlem Kayışoğlu - 27-06-2025
Av. Dr. Nezih Sütçü - 24-05-2025
Av. Dr. Nezih Sütçü - Av. Burakhan Demirkan - 03-05-2025
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
Şu anda bir hukuk aktivitesi yok.
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Şehir dışı duruşmalara online katılma imkanı:
Fırsat eşitliği sağlar. - 51,32%
448 Oylar
Büyük hukuk büroları lehine avantaj sağlar. - 48,68%
425 Oylar
Toplam Oy: 873
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz

Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Elektrik Telleri - EMİNE KILINÇ
Merhabalar sayın meslektaşlarım, Bir konuda yardımınıza ihtiyacım bulunmaktadır. Arsa yakınında geçen alçak gerilim hatlı elektrik telleri için tedaş a ne tür bir dava açmalıyım. Yardımlarınız için teşekkür ederim.

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
Cmk Kovuşturma Avukatı - Lycanroc
Merhabalar meslektaşlarım. Çiçeği burnunda bir avukat olarak cmk ve adli yardıma başvurup kovuşturmada görev aldım. Bir avukat olarak mahkemeye kadar neler yapmam gerektiğini ve sorumluluklarımı söyleyebilir misiniz? Mutlaka Müvekkille görüşmem ve onun davaya gelmesini sağlamam gerekir mi?

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Mesleğe Yeni Başlayanlar İçin Sigortalı Çalışmak Mı Yoksa Kendi İşini Yapmak Mı? - Av. NCAU
Selamlar meslektaşlarım Mesleğe yeni başlayan çiçeği burnunda bir avukatım. Ruhsatımı alalı 1 ay bile olmadı. Şu aşamada ne yapacağıma karar veremiyorum. 9 aydır yeni bir şehirde yaşıyorum yani yaşadığım şehirde çok bir çevre imkanım yok diyebilirim. Garantici olup sigortalı işçi avukat mı olmalıyım yoksa baştan biraz sıkıntı çekip CMK-Adli Yardım vs ile durumu toparlayabilir miyim. Şu aşamada olmazsa bile ilerde mutlaka kendi ofisimi açmak istiyorum. Forumlardan okuduğum kadarıyla kendi ofisin... [Devamı..]
THS Sunucusu bu sayfayı 0,10696197 saniyede 21 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.